Göz bebeği iris olarak bilinen gözün renkli kısmının tam merkezinde bulunan dairesel bir deliktir. İris yapısındaki küçük kaslar yardımı ile göz bebeğinin boyutunu kontrol eder. Bu sayede ise ışığın gözün arkasındaki duyusal alana ulaşmasını sağlanmasını kontrol eder. Göz bebeği içeriye giren ışığın soğurulması ve geri çıkmaması nedeni ile karanlık yada siyah olarak görünür. Normal bir göz bebeği parlak ışıkla birlikte küçülür veya kendini sınırlar, düşük yada loş ışıkta ise daha fazla ışığa ulaşabilmek için büyür ve genişler. Göz bebeği boyutundaki değişimler aynı zamanda gözün bir yere odaklanması ve korku, heyecan gibi çeşitli duygulara bir tepki olarak ortaya çıkabilir.

Heyecanlandığımızda gözbebeklerimizin dört kat daha büyüdüğü bilimadamları tarafından doğrulanmaktadır. Sinirli veya negatif bir modda ise gözbebeklerimiz küçülür. Bilimadamları, beyne giden mesajların %87’sinin gözler, %9’unun kulaklar ve de %4’ünün diğer duyu organları tarafından iletildiğini söylemektedir.

Göz bebeği büyümesine çeşitli ilaçlar da neden olabilmektedir. Bir çok durumda göz bebeği büyümesi kullanılan ilaçların yan etkisi olarak kabul edilir. Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları, dekonjestanlar, amfetamin, kokain, liserjik asit dietilamid (LSD) ve esrar göz bebeklerinde büyümeye neden olan ilaçlar arasında yer almaktadır

Göz bebeği büyümesi ve küçülmesi gözlerin içerisinde bulunan iris tabakasına bağlıdır. Bu tabakada bulunan kaslar harekete geçer ve bu iki olay meydana gelir. Büyüme ve küçülme oldukça kısa süren olaylardır. Beyindeki sinirler yardımıyla iki göz olaya etmen eden maddeye tepkiyi aynı anda verir. Böylece bir diğer gözün bebeği küçülürken diğeri de küçülür.

Karanlık bir ortama aniden geçiş yaparsanız ilk 5 – 10 saniye hiçbir şey göremezsiniz. Daha sonra iris tabakasında bulunan kaslar kasılır ve göz bebeği büyür. Bu sayede aradan geçen 10 saniye gibi bir zaman sonrasında çok daha iyi görmeye başlarsınız. İşte bu durum göz bebeği büyümesiyle alakalıdır.